Karşı tarafın dayandığı emsal karar tartışmalı mı?
Karşı taraf dilekçesine bir Yargıtay kararı eklediğinde ilk sorunuz o kararın doğru olup olmadığı olmaz. İlk sorunuz kararın hangi daireden hangi tarihte çıktığı, aynı hukuki soruda başka bir dairenin ne dediği ve o dairenin hâlâ açık olup olmadığıdır. Bu üç soruya cevap verebiliyorsanız, karşı tarafın dayanağının nerede zayıf durduğunu da görürsünüz.
Emsal kararın üstünde bakılacak dört alan
- Daire. Kararı veren daire ile sizin dosyanızın düştüğü daire aynı mı? Farklıysa, karşı tarafın kararı sizin heyetinizi bağlamaz.
- Tarih. Karar kaç yıllık? Aynı dairenin daha yeni bir kararı aynı soruda farklı bir sonuca varmış olabilir.
- Karşı oy. Karar metninde karşı oy var mı? Karşı oy, meselenin daire içinde kapanmadığını gösterir.
- Dairenin durumu. Kararı veren daire hâlâ görevde mi? Kapanan bir dairenin görüşünü devralan daire sürdürmeyebilir.
Kapanan daire meselesi somut bir örnektir
Yargıtay 2020 yılında beş hukuk dairesini kapattı. Bunlardan 22. Hukuk Dairesi 2 Eylül 2020 tarihinde kapandı ve baktığı işçilik alacağı dosyaları 9. Hukuk Dairesi'ne devredildi. Karşı taraf 2019 tarihli bir 22. Hukuk Dairesi kararına dayanıyorsa, o kararın bugün hangi ağırlıkta durduğu ayrı bir sorudur. Devralan daire aynı görüşü sürdürüyorsa dayanak ayaktadır. Sürdürmüyorsa karşı tarafın elindeki karar geçmiş bir dönemi anlatır.
Kapanan dairenin kararlarının bugünkü değerine ayrı bir yazıda baktık.
İçtihadı birleştirme kararı varsa tartışma kapanmıştır
2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 45. maddesine göre içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. Karşı tarafın dayandığı karar, sonradan çıkan bir içtihadı birleştirme kararının karşı görüşünde kalmışsa, o karar artık tartışmanın tarafı sayılmaz. Bu bağlayıcılık sizin dosyanız için de aynı şekilde işler, yani kendi dayanağınızı da aynı kontrolden geçirmeniz gerekir.
Karşı kanadı duruşmadan önce bulmak
Karşı tarafın kararına verilecek en güçlü cevap, aynı hukuki soruya zıt cevap veren ikinci bir karardır. İki kararı yan yana koyduğunuzda tartışma bir görüş çatışmasına döner ve heyetin önüne iki alıntı gider. Bu ikinci kararı duruşma sabahı aramak ile cevap dilekçesi hazırlanırken elde tutmak arasında pratik bir fark vardır.
Aramanın zor tarafı, iki kararın birbirine atıf yapmamasıdır. İki karar iki ayrı tarihte, iki ayrı dosyada yayımlanır. Ortak noktaları hukuki sorudur. Künyelerinde ortak hiçbir alan bulunmaz, bu yüzden künye araması iki kararı bir araya getirmez.
Gözetçi ne yapar, ne yapmaz
Gözetçi, izlediğiniz dairelerdeki kararları tarar ve aynı hukuki soruya farklı cevap veren kararları eşleştirir. Bulduğu her eşleşmede iki kararın da birebir alıntısını ve künyesini gösterir. Karşı doğrulamadan geçmeyen bir bulgu panelde kalır ve müvekkile giden hiçbir metne girmez.
Gözetçi hangi görüşün doğru olduğunu söylemez ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaz. Yaptığı iş, iki kararın aynı soruda ayrıştığını ve hangi künyeler arasında ayrıştığını göstermektir. Karşı tarafın dayanağını nasıl karşılayacağınıza dosyayı bilen avukat karar verir.