Müvekkil dosyanın durumunu sorduğunda elinizdeki cevap nedir?
Müvekkil dosyanın durumunu sorduğunda "bakayım, size döneyim" cümlesi bir cevap yerine geçmez. Kullanılabilir bir cevap üç parça taşır: dosyanın hangi aşamada olduğu, en son hangi tarihte ne yapıldığı ve iddianızın dayandığı kararın künyesi. Bu üç parça bir yerde yazılı durmazsa her soruda dosya baştan okunur.
Soru sayısı dosya sayısıyla birlikte artar
İki kişilik bir büroda her avukatın onlarca derdest dosyası olur. Dosyaların her biri bir müvekkile bağlıdır ve her müvekkilin kendi takvimi vardır. Bir tarafta duruşma günü yaklaşan dosya durur, diğer tarafta gerekçeli kararı bekleyen dosya. Müvekkil telefonu açtığında sorduğu şey her seferinde aynıdır: dosyam ne durumda.
Bu sorunun maliyeti tek tek bakıldığında küçük görünür. Bir dosya için beş dakika sürer. Kırk dosya için haftada birkaç saat eder ve o saatler hiçbir kaleme yazılmaz.
Cevabın üç parçası
- Aşama. Dosya hangi merci önünde ve hangi usul aşamasında? Bilirkişi raporu bekleniyor mu, istinaf incelemesinde mi?
- Tarih. En son işlem hangi tarihte yapıldı ve bir sonraki tarih ne? Müvekkilin gerçekten merak ettiği şey çoğu zaman budur.
- Künye. İddianız hangi Yargıtay kararına dayanıyor ve o karar bugün hâlâ ayakta mı? Künye olmadan verilen cevap bir sonraki soruda tekrar araştırılır.
Tarih ile künye neden aynı cümlede durmalı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi istinaf, 361. maddesi temyiz başvurusunu tebliğden itibaren iki haftaya bağlar. Temyiz süresi 2017 yılında 7035 sayılı Kanun ile bir aydan iki haftaya indirildi. Bir müvekkil arayıp "karar geldi mi" diye sorduğunda, cevabın içinde tebliğ tarihi geçmezse süre hesabı da yapılamaz.
Künye tarafında da benzer bir bağ vardır. Dayandığınız karar sonradan bir içtihadı birleştirme kararının karşı görüşünde kalmışsa dosyanın durumu değişmiştir. Müvekkile verilen cevabın bu değişikliği taşıması gerekir. Bu konuya içtihadı birleştirme yazısında ayrıca baktık.
Elle hatırlamak ile tek gündemden bakmak
| Konu | Elle hatırlamak | Tek gündemden bakmak |
|---|---|---|
| Müvekkil aradığında | Dosya açılır, dilekçeler ve tebligatlar baştan okunur | Dosyanın son işlemi ve dayanağı tek ekranda durur |
| Dayanağın güncelliği | Kararın hâlâ ayakta olduğu ayrıca araştırılır | Dayanağa dokunan yeni karar geldiğinde dosya işaretlenir |
| Cevabın tutarlılığı | Aynı soruya iki hafta arayla iki farklı cevap çıkabilir | Cevap kayıttan okunur, aradaki değişiklik kayıtta görünür |
| Zaman maliyeti | Dosya sayısıyla orantılı büyür | Dosya sayısından bağımsız, sabit bir bakış |
Kayıt tutmanın ikinci faydası
Hangi dosyanın hangi karara dayandığı bir yerde yazılı durursa, yeni bir karar yayımlandığında hangi dosyaların etkilendiği de aranabilir hale gelir. Aynı kayıt iki soruya birden cevap verir: müvekkilin sorduğu "dosyam ne durumda" sorusuna ve sizin sorduğunuz "bu karar hangi dosyama dokunuyor" sorusuna.
Gözetçi ne yapar, ne yapmaz
Gözetçi, dosyalarınızın dayandığı kararları kaydeder ve izlediğiniz dairelerde yeni bir karar çıktığında hangi dosyanın etkilenmiş görünebileceğini işaretler. Her işaretin yanında kararın künyesi ve birebir alıntısı durur, böylece müvekkile aktardığınız cümlenin kaynağını gösterebilirsiniz.
- Her dosya için dayanılan kararlar ayrı ayrı kaydedilir, eşleştirme dosya bazında yapılır.
- Bir dayanağa dokunan karar yayımlandığında ilgili dosyalar işaretlenir ve işaretin tarihi kayda geçer.
- Bir dosyanın sonucu hakkında nihai değerlendirme her zaman dosyayı bilen avukata aittir; Gözetçi bu değerlendirmeyi yapmaz.
Büro büyüklüğüne göre plan karşılaştırması için fiyatlandırma sayfasına, dosya içeriğinin nasıl saklandığı için güvenlik sayfasına bakabilir, sorularınız için bize yazabilirsiniz. Bu yazı ve Gözetçi ürünü hukuki danışmanlık hizmeti sunmaz.